Dünya’nın Oksijenli Çağı Geçici mi? NASA Simülasyonları “Son Kullanma Tarihi”ne İşaret Ediyor
Peki neden? Suçlu yine Güneş. Yaşlandıkça büyüyüp parlaklaşan yıldızımız, Dünya’yı ısıtarak oksijen dengesini ayarlayan uzun vadeli kimyasal döngüleri bozacak. Yükselen sıcaklıklar, kayaçlarda daha fazla CO₂’yi tutarak fotosentez yapan canlıları karbon kıtlığına sürükleyecek; oksijen üretimi çökecek. Üstelik volkanik ve tektonik faaliyetlerden çıkan “indirgen gazlar” oksijeni kimyasal tepkimelerde tüketerek bu gidişi hızlandırabilir. NASA’nın yeni modelleri, yerel oksijen düşüşleri ve iklim oynamalarının beklenenden daha erken başlayabileceğini gösteriyor.
Bu senaryoda Dünya nasıl görünür? Oksijen azalır, metan birikir; gökyüzü turuncu bir sise bürünür, Titan’ı andıran bir manzara… Okyanuslar buharlaşma yoluna girer; bitkiler ve hayvanlar sahneden çekilirken oksijensizliğe uyumlu mikroplar boşalan nişleri doldurur. Mavi gezegen, mavi olmayı bırakır.
Korkutucu mu? Elbette. Yakın mı? Hayır. Söz konusu olan milyar yıllık ufuklar. Üstelik belirsizlikler büyük: Güneş parlaklığındaki küçük sapmalar, volkanizma ya da insan kaynaklı değişimler çizgiyi kaydırabilir.
Yine de mesaj net: Yaşanabilirlik sabit değil; biyoloji, jeoloji ve yıldız ışığı arasında sürekli yeniden yazılan kırılgan bir denge. Ve bir gün, nefes aldığımız gökyüzü tarihe karışabilir.


YORUM YAPIN